Oku- Dinle- Yaşa/ Sorularla Osmanlı İmparatorluğu

UTESAV, Oku-Dinle- Yaşa kapsamında Sorularla Osmanlı İmparatorluğu konulu programını kitabın yazarı Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun katılımı ile MÜSİAD Genel Merkezi’nde gerçekleştirdi.

Oku- Dinle- Yaşa/ Sorularla Osmanlı İmparatorluğu

 

Programın açılış ve selamlama konuşmasını yapan UTESAV Başkanı Mehmet Develioğlu, Prof. Dr. Erhan Afyoncu’ya ve programa verdiği desteklerden ötürü Yeditepe Yayınevinin kurucusu Mustafa Karagüllüoğlu’na teşekkür ederek Oku- Dinle- Yaşa programlarının yapılma amacından bahsetti. Develioğlu konuşmasında “Oku- Dinle- Yaşa programları bilmeyen ve hatta bilmeyi de istemeyen modern insanın içine düştüğü açmazlardan yalnızca okuyarak, yaşayarak çıkabileceğine olan inançla ortaya çıkmıştır. Bu etkinliğimiz kapsamında “Bir insanı açmak yüzlerce kitabı açmak gibidir” fikrinden yola çıkarak bir kitap belirleniyor, okuma grubuna kitaplar önceden takdim ediliyor ve devamında ilgili kitabın yazarı davet edilerek okuyuculara farklı perspektifler kazandırmak amaçlanıyor. Bununla birlikte okuduğumuz metnin sadece okuma düzleminde kalmaması için, bu programla yazar-okur arasında aktif bir etkileşim kurgusu oluşturmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

oku

Türkiye, Osmanlı Devleti köküyle haşmetli bir babanın oğlu gibidir

Daha sonra sözü devralan Erhan Afyoncu Hocamız, kitabıyla ilgili özet bir giriş konuşması yaptı. “Bir ilim adamının görevi uğraştığı ilim dalının meselelerini anlamak ve bunlara izahlar getirmeye çalışmaktır. Bunun için önce ve meseleleri anlamaya çalışmak gerekir.” Sorularla Osmanlı İmparatorluğu kitabının en çok merak edilen konulara göre sade ve yalın bir dil kullanılarak yazılan bir kitap olduğunu söyleyen Prof. Dr. Erhan Afyoncu, son yıllarda kültürel alanda Türkiye’nin oldukça zenginleştiğini dile getirerek bu etkinin tarih alanında hissedilir bir şekilde görüldüğünü ifade etti. Devamla her ülkenin kendi gücünün, kudretinin her dönemde farklılık gösterdiğine değinerek “Türkiye, Osmanlı Devleti köküyle haşmetli bir babanın oğlu gibidir” ifadelerini kullandı.

Osmanlının nasıl 600 yıldır devleti idame ettirebildiğine değinen Erhan Afyoncu Hocamız, Osmanlının gittiği her yerde bir medeniyet inşa ettiğini dile getirdi. Yine devleti ayakta tutan önemli bir unsur olarak fethedilen yerlerde kimsenin dininin zorla değiştirilmediği, herkesin kendi ibadetini yapma özgürlüğünün olduğu İslami düsturu Osmanlının uyguladığını söyledi. Devamla Osmanlı’da birçok etnik kökenin bir arada yaşadığını ifade eden Hocamız, etnik köken tabirinin bugünkü anlamıyla değerlendirilmemesi gerektiğine değindi ve büyük devletlerde her etnik kökenden birilerinin devlet yönetiminde görevlendirildiğini, yönetimde görevlendirilecek kişilerin devlet geleneğine göre yoğurulduğunu söyleyerek Osmanlının da bu insan potansiyelini müslümanlaştırıp Türkçeyi öğrettikten sonra devlet kademelerinde kullandığına değindi.

Sayın Erhan Afyoncu konuşmasına şöyle devam etti: “Osmanlı Devleti 600 yıl boyunca dünya siyasetine büyük etkilerde bulundu. Bugün Avrupa’da Osmanlı’nın hayaletinin dolaştığı söyleniyor. Bunun sebebi mimarisinden kültürüne her şeyiyle Osmanlı bulunduğu yerlerde kalıcı etkiler bırakmıştır. Aynı zamanda Osmanlı var olduğu çevrede birçok şeyi etkilemiştir; tarihi yapı, mezhep dağılımları vs. bu yüzden Osmanlı mirası tam olarak paylaşılamamıştır. Günümüzde Ortadoğu’da yaşanan vakıalar Osmanlı mirasının paylaşılamamasının bir devamıdır.”

oku

Tarihe yaklaşımımızı bugünün kavramlarını tarihe taşımadan belirlememiz gerekir.

Tarihe bakışta bir usûl belirlememiz gerektiğine değinen Prof. Dr Erhan Afyoncu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Tarihe belli bir mesafeden bakmak gereklidir. Bugün tarihin çarpıtılmasından dolayı hep olumlu şeyler duyulmak istenir ama olumsuz birçok şey yaşanmıştır. Eğer öyle olmasaydı böyle bir devlet çöküş yaşamazdı. Yapılan çeşitli idari hatalardan dolayı imparatorluk dağılma sürecine girdi. Bununla birlikte ilk olarak tarihteki hadiselerin o tarihin o döneminde cereyan ettiğini hatırdan çıkarmamak gerekir. Mesela laiklik, kardeş katli vs. gibi meselelere bugünden bakamazsınız. Çünkü insanların zihin dünyaları farklı, daha farklı ortamlarda yaşıyorlardı. Dolayısıyla tarihe yaklaşımımızı bugünün kavramlarını tarihe taşımadan belirlememiz gerekir.”

Tarihe yolculuk ettiğimiz bu programımızda, 600 yıllık muhteşem bir imparatorluğun yönetiminden vergi toplanmasına, tarımdan sanayiye, silah sanayinden eğitime okuryazarlığa, savaşlardan toplum hayatına zamana ve dönemine göre birçok konu detayları ile konuşuldu.

oku