"Kendi Medeniyetimizin Değerleriyle Yükselmeliyiz"

UTESAV Başkanı Mehmet Develioğlu, MÜSİAD Çerçeve Dergisi İle Vakfın Değerlerini Oluşturan Teknoloji, Ekonomi Ve Sosyoloji Kavramları Hakkında Bir Söyleşi Gerçekleştirdi...

 

Bir ülkenin uluslararası alandaki pozisyonu ve başarısı için “teknoloji, ekonomi ve sosyoloji”, temel unsurları oluşturuyor. Türkiye’nin kendi öz değerleri üzerinde yükselmesi için de bu kavramların geliştirilmesi gerekiyor. Uluslararası Teknolojik, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (UTESAV) da bu alanda hizmet vermek adına kurulmuş güçlü bir kurum. Bu kurumu ve Türkiye’nin söz konusu alanlardaki konumunu UTESAV Başkanı Mehmet Develioğlu’ndan dinledik.

 

Bir ülkenin uluslararası alandaki pozisyonu ve başarısı için “teknoloji, ekonomi ve sosyoloji”, temel unsurları oluşturuyor. Bu temel kavramları bünyesinde bulunduran UTESAV’ın kuruluş öyküsünü ve yapılanmasını sizden dinleyebilir miyiz?

 

UTESAV, üç temel ayak üzerinde yükselen bir vakıftır. Daha da önemlisi UTESAV; bu üç ayağın, bir arada olmaması hâlinde bir sac ayak oluşturup üzerindeki büyük ağırlığı taşıyabilecek güce ulaşamayacağı bilinciyle kurulmuştur. Bu bilinci oluştururken şunun farkındaydık: Teknolojiniz olmazsa, ekonominiz olmaz. Bunların ikisi var olsa bile eğer sosyal yönünü ihmal etmişseniz aslında siz içinden çıktığınız toplumun kayıp bir evladı olmaktan öteye geçemezsiniz. Edebiyatla ilgilenenler hatırlayacaktır; Üstat Sezai Karakoç, Masal şiirinde yedi evladını Batı’ya gönderen bir babanın hikâyesini anlatır. Bu evlatlardan altısını kaybeder Batı’da, çünkü Batı onları değiştirip çarklarında öğütür. Kendi üretim ve düşünce sisteminin bir parçası yapar. Batı’ya giden yedinci evlat direnir, temsil ettiği medeniyet ilkelerinden vazgeçmeyeceğini haykırır ve der ki “Doğulu olarak ölmek istiyorum ben / Sizin bir tek ama büyük bir gücünüz var: / Karşınızdakini değiştirmek / Beni öldürseniz de çıkmam buradan / Kemiklerim değişecek, toz ve toprak olacak belki / Fakat değişmeyecek ruhum.” İşte kendi medeniyet ilkelerinin önceliklerinden doğan, teknolojisi üzerinde yükselen, ekonomisiyle sosyal ve kültürel bir bağlılığı kuvvetlendirmeyi hedefleyen UTESAV; o babanın altı oğlunun başına gelenleri unutmadan, yedinci oğlunun direnişinden aldığı ilhamla, Batı’ya meydan okuyan sekizinci evlatların kurduğu bir vakıftır. Elbette UTESAV’ın maddi bir kuruluş tarihi de vardır. UTESAV, sekizinci evlat olmak niyetiyle yola çıkan 54 işadamı tarafından Türkiye’nin sıkıntılı ve istikametinin sürekli değiştirilmeye çalışıldığı bir süreçte, 1995 yılında kuruldu. Yukarıda arz etmeye çalıştığım genel perspektife bağlı olan bu işadamları; Batı medeniyetinin temelinin yıkıcılıktan, vahşetten, sömürgecilikten, kendinden öncekileri yok etmekten geçtiğini unutmadan hareket ettiler. Batı’nın bize sunduğu sorgulamasız sanayileşme modellerinde bu temellerin saklı bir zehir gibi olduğunu unutmadan; Doğu’nun güçlü olan, insanlığın umudu olan değerlerinden neşet eden bir alternatifin ihya edicileri olmaya talip oldular. Elbette bunu yaparken son 300 yılda Batı’nın ortaya koyduğu olumlu ve insanlık yararına değerleri ve üretim modellerini benimsemeyi de ihmal etmeyecektik. Ancak bunu başarabilirsek mutlak yaratıcıyı ve “zübde-i âlem olan insanı” merkez alan bir kalkınma anlayışının, bir teknoloji üretiminin, bir ekonomik modelin, bir sosyal dayanışma ve ilerlemenin hamurunu karabilir, kapılarını aralayabiliriz. Yaptıklarımız ve yapacaklarımız böyle bir temel atmak, daha doğrusu yıllarca önce atılmış bu temeli modern zamanların şartlarında yeniden ihya etmek amacına yöneliktir.

 

Vakfın kuruluşundaki amaç ve hedefleri doğrultusunda, yürüttüğü faaliyetleri ve gelişimini detaylandırır mısınız?

 

UTESAV; Türkiye’nin teknolojik, ekonomik ve sosyal alanlarda gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla faaliyet gösteren uluslararası vizyona sahip bir sivil toplum kuruluşudur. Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliği çerçevesinde, bir ayağı değerlerine sıkı sıkıya bağlı, diğer ayağı ile bütün ufukları dolaşan bir anlayışla teknolojik, kültürel, ekonomik ve sosyal alanlarda Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bilginin üretilmesi, yönetilmesi ve geniş toplum kesimleriyle paylaşılması için bir düşünce platformu olarak çalışmaktadır. UTESAV, öncü ve inisiyatif alan yapısı ile Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak projelerin geliştirilmesi için çalışmaktadır. Vakfımız; insanımızın hak ettiği refah seviyesini yakalaması için ekonomik ve sosyal konularda araştırmalar yapmakta, geleceğe ışık tutacak projeler tasarlamakta ve araştırmacıları desteklemektedir. UTESAV’ın, ülkemizin gelişmesine katkı sağlamak amacıyla yaptığı faaliyetler arasında, çeşitli konu ve alanlarda eğitim programları, süreli yayınlar, araştırma raporları, vizyoner projeler, sempozyumlar, paneller, konferanslar yer almaktadır. Bir anlamda yukarıda, teorik çerçevesini çizmeye çalıştığım düşünsel yapımızın somutlaşmış halini… Yani kısaca Biz, Doğu toplumu olarak şifahi kültürle hayat buluruz. Birikimlerimiz nesilden nesile bu şekilde aktarılır. İşte bu geleneksel söyleme ve aktarma biçimini “Haliç Buluşmaları”nda devam ettiriyoruz. Buluşmaya katılan, konularının uzmanı araştırmacı, yazar, akademisyen ya da kanaat önderleri; bilgilerini, görüşlerini üyelerimizle paylaşıyor. Böylece tüccarımıza, işadamımıza hayattan kopuk olmayan bir ticaret yapmak zorunda olduklarını, ticaretin aslında tek başına ticaret olmadığını, kültürden siyasete kadar birçok bileşeni olduğunu gösteriyoruz. “Fikir iklimi”, diğer bir etkinlik toplantılarımızdandır. Bu toplantıyı diğerlerinden farklı kılan, Hz. Mevlana’nın bir sözünde ifade ettiği ilkenin hayata geçmiş biçimi olmasıdır. Diyor ki Hz. Mevlana, “Derdi insana yol gösterir.” Bizim bir derdimiz var. Bu da 200 yıldır Müslüman aydınlarını işadamlarının ve yöneticilerinin Batı karşısında aldığı vaziyete, duruşa yeni bir anlam kazandırmaktır. Bu anlamda bizim medeniyet havzamızda hayat bulan sözcüklerden yola çıkarak bir “çerçeve” oluşturmak, temel hedefimizdir. Sizin derginizin adının da Çerçeve olması, böyle bir kaygının yansımasıdır. Bu çerçeveyi ancak kendi kamusumuza sahip çıkmakla kurabiliriz. Cemil Meriç üstadımızın dediği gibi, “Kamus, namustur.” çünkü. Siz kendi fikirlerinizi hayatınızın merkezine koyarsanız, başkalarının “dini ve insanı hayattan tard eden” düşünceleriyle kurulan ve üretilen maddi-manevi her şeyi de uzaklaştırmış olursunuz. Onun için biz bu toplantılara Fikir İklimi adını verdik. Yedi iklime hangi medeniyet tasavvuruyla hâkim olduysak, Fikir İklimi’nde de onu canlandırmanın gayretini verdik. Bu çerçeveden hareketle Türkiye’nin ilerlemesini engelleyen, gelişmesini yavaşlatan kronik sorunları, özümüzden aldığımız kuvvetle yeni bir açılımla ele almayı amaçladık. Bunun için yeni ufuklar açacak, pratik değerleri olan stratejik bilgilerin üretilmesini sağlamak istedik. İşte bütün bunların ışığında UTESAV, Fikir İklimi Toplantıları ile Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu stratejik bilginin üretilmesi için bir düşünce forumu olarak çalışmakta; etkin, vizyoner, pratik çözüm önerilerini aramaktadır. “Tarihi Anlamak” okumaları ile de tarihten ders alsaydık tekerrür eder miydi sözünden hareketle tarihimizden ders almaya çalışmaktayız. Eğer tarihimizi Batı’dan öğrenirsek barbar bir geçmişimiz var zannederiz. Oysa tarihimize baktığımızda, araştırdığımızda görürüz ki biz eser vererek, kültür ve medeniyet inşa ederek hüküm sürmüşüz. Tarihimize sahip çıkmaya çalıştığımız çok değerli programlarımızdandır. “Sempozyumlar, paneller, konferanslar” gibi ulusal ve uluslararası çalışmalarımız da kuruluş gayemizde anlattığım teknolojik, ekonomik ve sosyal meseleleri ele aldığımız çok değerli çalışmalarımızdır. Bu çalışmaların, sonuçları ve çıktıları ile büyük ülke olma yolunda karınca misali faydalı olduğunu düşünmekteyim. “Araştırma Raporları” her daim güncel meseleleri inandığımız, doğru olduğunu bildiğimiz şekliyle ortaya koyduğumuz sosyal, siyasal ve kültürel hayata dair çalışmalarımızdır. “Kur’an Buluşmaları” iş adamımızın, iş dünyamızın, içtimai hayatımızın aradığı, ulaşmaya çalıştığı konuları kavramlar çerçevesinde yine Kur’an ve sünnet ışığı altında ele alınarak ortaya koyduğumuz önemli çalışmalarımızdandır. “Erdemli Hayat” ve eğitim çalışmalarımızda, kuruluş gayemizde belirttiğimiz gibi bir ayağımızı erdemli insan olma ilkesiyle sabitleyerek faaliyetlerimize devam etmekteyiz. “Erdemli Hayat Okulu” projesi, “Erdemli İşadamı” çalışması ve “Değerler” eğitimlerimiz gibi çalışmalarımızdan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Bunun gibi onlarca proje ve uygulamayı hayata geçirerek, kapitalist dünyanın payandası olmayı kabul etmeyen, “solmaz, pörsümez yeniyi” yeniden ticaretin serhatlerine diken bir iş dünyası için hizmet veriyoruz. Bu ve benzeri faaliyet ve çalışmalarımızı Büyük ve Güçlü Türkiye olma yolunda ne kadar çalışsak az kabul ediyoruz. Dünyadaki pek çok mazlum ülkenin umudu olan bir ülkeyiz. Arzulanan geleceği şekillendirmek için bu kadim ülkenin her bir ferdi olarak, cansiperane çalışmalıyız. Bu yolda ancak birlik ve beraberlik içerisinde yapacağımız samimi çalışmalarımız karşılık bulur.

UTESAV, tüm insanlığın mutluluğu ve huzuru hayalleri olan, bugünden geleceğe hazırlık yapan, ülkenin ve fertlerin yetkinliklerini geliştirmek çabasında olan, bunu gerçekleştirebilecek politikalar üretmeye çalışan bir düşünce kuruluşu olarak çalışmaktadır. Birlik ve beraberlik içinde, samimiyet ve gayret ile gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızın ülkemizin iç ve dış politika, ekonomik, sosyal, siyasal, teknolojik bilgi üretimine katkı sağlayabilmesi, UTESAV’ımızın tek beklentisidir.

 

(Röportajın İkinci Kısmı Bir Sonraki MÜSİAD Çerçeve Dergisinde Yayınlanacaktır.)