İstiklâl ve Hürriyet Uğruna Türk Topraklarının Yetiştirdiği Şair: Mehmed Âkif Ersoy

İstiklâl Şairi Mehmed Âkif Ersoy'u vefatının 85. yılında rahmetle anıyoruz.

İstiklâl ve Hürriyet Uğruna Türk Topraklarının Yetiştirdiği Şair: Mehmed Âkif Ersoy

Tarihin önemli şahsiyetlerinin önemli olaylar üzerindeki etkileri hatıraları canlı tutar. Mehmed Âkif Ersoy ve İstiklâl Marşı dendiğinde de Türk topraklarının üzerinde duran sırtını Müslüman topraklarına dönmüş cephe fedaisi herkes için ortak anlamların mahfuz olduğu kabul edilebilir. Elbette İstiklâl Şairi hakkında kaleme alınacak bir yazıda pek çok konuya değinmek mümkün olsa da bu yazı Türk Milleti’nin savaş meydanlarında elde ettiği zaferlerin hatıraları üzerine odaklanmaktadır. Çanakkale zaferi başta olmak üzere Milli Mücadele ile başlayan vatan topraklarına yönelik tüm savunma gayretleri Türk Milleti’nin hangi şartlar söz konusu olursa olsun hürriyeti uğruna canını feda etmekten geri durmayacağını göstermektedir.

Milleti için mücadele etmeyi İstiklâl Marşı’nın yazımından çok daha evvelki tarihlerden itibaren başlatan Mehmed Âkif Ersoy; nev-i şahsına münhasır tavrı ile memuriyet hayatında da türlü zorluklarla karşı karşıya geldi. Memurluk vazifesini ifa ettiği yıllarda müdürünün haksız yere görevden alınması üzerine görevinden istifa eden İstiklâl Şairi’nin İttihatçılar ile girdiği mücadeleyi ilgili kaynaklar zikretmektedir.[1] İslâm’ı ve Türk Milleti’ni her fırsatta müdafa eden Mehmed Âkif’in hem toplum içerisindeki konumu ve topluluk önündeki konuşmaları hem de çıkarmış olduğu Sebîlürreşâd dergisi ile mücadelesini hiçbir zaman terk etmeyi düşünmedi. Sebîlürreşâd’ın İttihatçı hükümetler tarafından defalarca kapatılmış olması da bu durumu destekler niteliktedir.

Pek çok kaynakta Mehmed Âkif Ersoy’un milli marş güftesine çalışma, söz konusu güftenin seçilmesi ve onun heyet tarafından verilen ödülle neler yaptığı aktarılmaktadır. Asıl dikkat çekici olan husus ise Âkif’in kendi fikir dünyasına uymadığı gerekçesi ile almış olduğu kararın öncelikle varlık amacına nasıl hizmet ettiğidir. İstiklâl Şairi vatanı ve inancı uğruna her türden zorluğa göğüs germiş, başına gelen badirelere ve musibetlere karşı yılmamış bir konumda iken tamamen manevi tecrübesiyle dile getirdiği İstiklâl Marşı’nı ödüle matuf kabul etmesi elbette düşünülemezdi.

Yukarıda zikredilen meşakkatlerin içerisinde hayatını fakirlik içerisinde geçirmesi ve aynı fakirlik içerisinde şehadet şerbetini içerek söz konusu ödülü ailesine dahi miras bırakmaması ancak kendisine yakışır bir davranış olarak değerlendirilebilir. Tüm bu zorlu hayat mücadelesine Türk topraklarında İslâm’ı hür bir inançla yaşamak uğruna katlanmış olmasına rağmen dini inancın bizzat devlet eliyle sekteye uğratılması Âkif’in ilerleyen yaşını ve hastalığını dikkate aldığımızda artık kaldırılamaz bir boyuta ulaştığını göstermektedir. Ömrünün belli bir dönemini Mısır’da geçirmiş olması bu durumu destekleyen yorumlardan bir tanesidir. [2]

Âkif hakkında yazılabilecek çok satır bulunmaktadır, bunların pek çoğu da hali hazırda yazılmıştır. Hafızamızda canlı tutmamız gereken en önemli husus onun mücadelesi için katlanmış olduğu her şeyi aynı zamanda vatanı ve milleti için de hayati görmesidir. Âkif gibi önemli insanların önemli mirasları sırtını vatan topraklarına dönmüş her Türk evladı için kıymete değerdir. Herkese İstiklâl Şairi Mehmed Âkif Ersoy’un şu duasına gönülden amin demek nasip olsun: “Allah bu millete bir kez daha İstiklâl Marşı yazdırmasın.”

 

Mehmet DEVELİOĞLU

UTESAV Mütevelli Heyeti Başkanı



[1] M. ORHAN OKAY, M. ERTUĞRUL DÜZDAĞ, "MEHMED ÂKİF ERSOY", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-akif-ersoy (27.12.2021).

[2] OKAY, DÜZDAĞ, "MEHMED ÂKİF ERSOY".