Ayasofya Birlik ve Beraberliğimizin Sembolüdür!

Bu topraklar Osmanlı’nın bize bıraktığı bir mirastır. Ayasofya ise bu mirasın mührüdür. Bu mühür, birlik ve beraberliğimizin simgesi, gücümüze güç katan bir parçamızdır.

Ayasofya Birlik ve Beraberliğimizin Sembolüdür!

Bundan altı ay önce, 24 Temmuz 2020’de 86 yıldır esaret altında kıvranan Ayasofya özgürlüğüne kavuşmuş ve aslına rücu etmişti. Ecdad emaneti ve ülkemiz için bir gurur vesilesi olan Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’nin açılması bazı kesimlere çok ağır geldi. Açılmasıyla bizleri güçlendiren Ayasofya Camii’nin, güçlü duruşumuzu hazmedemeyen kesimleri rahatsız etmesi de tahmin edilemez değildir.

Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi, Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethiyle beraber fethin sembol yapısı haline gelmiş ve 1934’te kapısına zincirler vurulmuştu. Böylesine önemli bir sembolün 2020 yılı itibariyle yeniden şahlanışı, yeniden dirilişi ve yeniden özgürlüğüne kavuşmasını bağımsız Türkiye’nin bir adımı olarak görmekteyiz. Her dönemde hoşgörünün sembolü olan Ayasofya’nın bugün aslına geri döndürülmüş olması da, ecdadımıza duyduğumuz saygının, tarihimize olan bağlılığımızın bir göstergesidir.

Ayasofya’nın dirilişi Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle: “Mescid-i Aksa’nın özgürlüğe kavuşmasının habercisidir. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların fetret devrinden çıkış iradesinin ayak sesidir. Bu diriliş sadece Müslümanların değil, onlarla birlikte tüm mazlumların, mağdurların, ezilmişlerin, sömürülmüşlerin umut ateşinin yeniden alevlenişidir.”

Bir yılı geride bıraktığımız ve güzel temennilerle girdiğimiz yeni yılın daha ilk gününde nefretlerini kusarcasına Ayasofya’nın ibadete açılmasını felaket (!) olarak görenleri bu ülke çok iyi tanıyor. Yıllar önce Osmanlıyı yıkma hesapları yapanlar bugün, Türkiye’yi eski günlerine döndürmeye çalışmakta, ilerlememizin önünde adeta bir duvar gibi durmakta, bağımsız ve güçlü duruşumuzu hazmedememektedir.

İster sözlü ister fiilî olarak ne yaparsalar yapsınlar;

Bu topraklar Osmanlı’nın bize bıraktığı bir mirastır. Ayasofya ise bu mirasın mührüdür. Bu mühür, birlik ve beraberliğimizin simgesi, gücümüze güç katan bir parçamızdır. Biz bu güce sahip olduğumuz sürece inanç temelli duruşumuzun önündeki taşlar parçalanmaya ve un ufak olmaya mahkumdur.

Yine Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle “Ayasofya 2020 yılının taçlı yıldızıdır.” Bu yıldız karanlık gecelerde dahi ülkemizin önünü aydınlatmaya ve beraberliğimizin mührü olmaya devam edecektir.

Mehmet DEVELİOĞLU

UTESAV Mütevelli Heyeti Başkanı