Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer, 22 Kasım’da yürürlüğe giren “Güvenli İnternet” uygulamasının gerekçeleriyle ilgili detayları açıkladı.

 

Uluslararası Teknolojik, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı'nca (UTESAV) düzenlenen ve bir ‘Düşünce Platformu'na dönüşen "Haliç Buluşmaları"nın konuğu olan Dr. Tayfun Acarer, "Güvenli İnternet"in esasında Türk ailesinin beklentilerini karşılama isteğinden ve kanuni bir zorunluluktan dolayı yürürlüğe girdiğini söyledi.

 

ÇEKİRDEK AİLENİN ÜYESİ

Gazete yazar ve yönetmenleri yanında internet medyasından da katılımcıların olduğu "14. Haliç Buluşmaları"nda konuşan Tayfun Acarer, Türk ailesinin internet konusunda çok hassas olduğunu belirterek şöyle devam etti: "İnternetteki sakıncalı içerik konusunda her yıl 200 bin kullanıcı şikayeti alıyoruz. Bu sayı Avrupa ülkelerinde ortalama 4-5 bin, en fazla olan İngiltere'de ise 40 bin seviyesinde." İnternetle birlikte "Çekirdek aile" kavramının genişlediğine dikkat çeken Acarer, "Eskiden çekirdek aile dendiği zaman anne-baba ve çocuklar anlaşılıyordu. Şimdi bu tanımlama anne-baba-çocuklar ve internet şekline döndü" diye konuştu.

 

KANUNİ BİR ZORUNLULUK

"Güvenli internet, internetteki içeriğin güvenli oluşuyla ilgili bir konu" diyen Tayfun Acerer, Güvenli İnternet uygulamasının kanuni gerekçesini de şöyle açıkladı: "Tüketici Hakları Yönetmenliği'nde, ‘İsteyen internet kullanıcıları güvenli interneti ücretsiz olarak alma hakkına sahiptir' deniyor. İşte biz de dileyen kullanıcıya bu seçeneği sunuyoruz. Bu bir zorunluluk değil, tercih konusu. Üstelik ücretsiz ve profiller arasında geçiş serbestliği var. Yani cep telefonlarındaki numara taşıma gibi... Profili belirleyen kullanıcıdır, dilerse tamamen çıkabilir. Bu yüzden sloganımızı ‘Seçmek özgürlüktür' diye belirledik."

 

UTESAV Başkanı İsrafil Kuralay da doğru bilginin yayılması paylaşılmasında hayatımızı kolaylaştıran internetin yanlış verilerin dağıtımına da ortam sağladığına dikkat çekerek, "Yanlışlar daha hızlı yayılıyor ve kötüler maalesef daha çabuk hakim oluyor" dedi. Yetişkinlerin kendilerini koruyabileceğini, ancak çocukların tehlikelerle karşı karşıya bulunduğunu anlatan Usrafil Kuralay, şöyle devam etti: "Bilginin kirlenmesi, şiddete yönlendirme ve pornografik içerik internetin bir gerçeği. Önlem olmadığı taktirde çocuklar şiddete ve yanlışa maalesef daha çabuk adapte oluyorlar. "

İnternetteki özgür ortamı bozmadan zararlılara karşı önlem alınabileceğini dile getiren Kuralay, bu amaca hizmet eden Güvenli İnternet uygulamasına karşı çıkanların söz konusu sakıncalı içerikten yarar sağlayan lobiler olduğunu vurguladı.

 

Çocuklar Facebook'ta korumasız

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen ise Türk ebeveynlerin yüzde 90'ının çocuklarının zararlı içerikle karşılaşmasından endişe ettiğini, ancak bundan nasıl koruyacaklarını bilmediklerini anlattı. Genel kural olarak 13 yaşından küçüklerin Facebook'ta profil oluşturamadığını hatırlatan Osman Nihat Şen, şu verileri paylaştı: "İnterneti en çok kullananlar çocuklar ve gençler. Çocukların yüzde 85'i Facebook profiline sahip ve hesabı olan çocukların 1/3'ü 13 yaş altında. Çocukların yüzde 42'si kişisel bilgilerini herkesle paylaşmaktadır."

Güvenli İnternet'le ayıklanan zararlı içeriğin Facebook'ta sergilenebilriğine işaret eden Osman Nihat Şen, üniversite öğretim üyesi pedagog ve psikologların da ye aldığı 11 kişilik komisyonun belirlediği "Güvenli İnternet Kriterleri"ni tanıtmak için çalıştıklarını söyledi. Şen, Avrupa'dan alkış alan uygulama hakkında bilinçlendirme için 7-8 Şubat tarihlerini "Güvenli İnternet Günü" olarak kutlayacaklarını kaydetti.