37. Haliç Buluşması - Almanya’da Türk İzleri

7 Şubat 2021 Pazar günü Almanya’da Türk İzleri konusuyla düzenlenen online programımıza konuşmacı olarak Almanya İKG Enstitüsü Başkanı Dr. Latif Çelik katıldı.

37. Haliç Buluşması - Almanya’da Türk İzleri

UTESAV Başkanı Mehmet Develioğlu’nun selamlama ve takdim konuşmalarının ardından sözü alan Dr. Latif Çelik II. Viyana Kuşatmasının akabinde esir düşen Türklerin hazin hikayelerini farklı kaynaklardan ulaşılan bilgilerle katılımcılara sundu. Almanya topraklarındaki Türklerin izlerini ayrıntılarına ve özel hikayelerine değinerek anlatan sayın Çelik, katılımcıları tarih yolculuğuna çıkardı.

Dr. Latif Çelik konuşmasının başında Almanya’daki Türk varlığının Selçuklulara kadar dayandığını, Türk Alman ilişkilerinin temelinin 12. YY.daki Haçlı Seferlerine kadar uzandığını belirtti. Sayın Latif Çelik konuşmasında kısaca şunlara değindi: “1527’de Kanuni Sultan Süleyman Viyana’yı kuşattı, 1529 yılında da Avrupa içlerine yapılan akınların hedefi Almanya (Prusya) idi. Artık Türkler ve Almanlar karşı karşıya kalmıştı. 1683 yılında gerçekleşen II. Viyana Kuşatmasının yenilgiyle sonuçlanması Türk- Alman ilişkilerinin önemli bir kırılma noktası oldu. Bu tarihten sonra esir düşen Türkler Avrupa içlerine esir olarak götürüldü ve hazin hikayeler oluşmaya başladı. Türkler Macaristan’ı kaybettiğinde aslında onları daha büyük bir tehlike bekliyordu. Devlet yönetiminde söz sahibi olan ve zengin Türkler aile efradı ile birlikte yaşına bakmadan esir edildi. Bunların esir edilmesindeki hedef fidye alarak serbest bırakarak kazanç elde etmekti. Hürriyetinin bedeli ödenerek geri dönen Türkler olduğu gibi birçok esir Osmanlı Türk’ü kimsesizler ve ailesini kaybedenler de zamanla kiliselere bırakıldı. Vaftiz belgelerinden ulaşılan bilgilere göre çok sayıda Türk çocuğu kilisede Hristiyanlaştırıldı.

Zaman içerisinde birçok akademisyen Almanya’daki Türklerin izlerinin sürmeye devam etmiştir. Bugün hala bazı köylerin girişlerinde oranın Osmanlı köyü olduğuna dair belgeler vardır. Hatta İpthausen köyünün üç giriş yolu vardır, her girişte bir Türk bayrağı asılıdır. Bayrağın orada ne zamandan beri dalgalandığı bilinmiyor.

Türk- Alman dostluğunun en gizemli yılları olan I. Dünya Savaşı öncesinde iki millet arasındaki ticari, siyasi ve askeri ilişki günümüzden çok daha ileri bir seviyede idi. Oberndorf’taki Türk mezarları da tek bir gerçeği işaret ediyor: Türk- Alman dostluğu gerçekten çok ileri bir düzeyde idi.”

Türk- Alman ilişkileri kapsamında birçok Osmanlı diplomatına değinen Dr. Latif Çelik, Osmanlı’nın Almanya sokaklarında nasıl sevgi gösterileri ile karşılandığını belirterek bugün hala sokak, cadde, köy isimlerinde Türklerin izine rastlanabileceğini dile getirdi.

Programımız Dr. Latif Çelik’in konuşmasının ardından katılımcıların kendisine yönelttiği sorular, yorumlar ve katkılar ile son buldu.

Almanya’da Türk İzleri konulu programımızı izlemek için linke tıklayın: https://www.youtube.com/results?search_query=erdemli+hayat